İstihbarat Raporu

İstihbarat değerlendirme raporuna göre TSK’nin Irak operasyonu başarılı geçti Rapora göre operasyon başlangıcından 1.5 ay önce planlandı; hedefler yüzde 100 vuruldu.

Mustafa Balbay’ın haberi

1. Kürt yönetimi bölündü, örgüt içinde karşılıklı suçlamalar başladı.

2. Türkiye ABD denetimindeki Irak’a giremez düşüncesi kırıldı .

3. PKK üst yönetimiyle Öcalan arasında güven bunalımı doğdu .

4. Yaş ortalaması 40’ı geçen lider kadrosunun hâkimiyeti zayıfladı .

5. Barzani, Türkiye’de destek bulup siyaset üretme umudunu yitirdi .

6. . Terör örgütü Türkiye’de düzenlediği mitinglerde destek bulamadı .

7. Bu operasyon, operasyonların sürmesi gerektiğini ortaya koydu.

Irak’a düzenlenen askeri operasyonun sonuçlarıyla ilgili bölgeden gelen bilgilerle birleştirilerek hazırlanan istihbarat-değerlendirme raporunda, operasyonun temel hedeflerine ulaşıldığı, örgütün kendi içinde tartışmaya sürüklendiği, K. Irak yönetiminin Türkiye’de taraftar bulma umudunu yitirdiği, bölgede yerleşmeye başlayan “Türkiye, ABD yönetimindeki Irak’a operasyon düzenleyemez” düşüncesinin kırıldığı vurgulandı.

Cumhuriyet ‘in ulaştığı söz konusu raporda, terör örgütünün önümüzdeki bahar aylarında silahlı güç sayısını iki katına çıkarıp 10 bine ulaşmayı ve yeni eylemler yapmayı hedeflediği belirtildi. Operasyonun bu süreci kırmayı da amaçladığına dikkat çekildi. Rapor ana hatlarıyla şöyle:

* Operasyon bir hafta sürecek şekilde, 1.5 ay öncesinden planlandı. Bölgeye lojistik ikmal de bu zamanlamaya dayalı yapıldı. Hedef, terör örgütünün barınma ve ikmal kaynaklarını zayıflatmak ve operasyon bölgesindeki teröristleri etkisiz hale getirmekti. Bu başarıldı.

* Gerek bölgeden gelen istihbarat bilgileri ve gerekse çeşitli kaynaklardan birleştirilen haberler, örgütün bahar aylarında mevcudunu 8-10 bine çıkarmayı hedeflediğini gösteriyordu. Bu güçle birlikte kanlı eylemler planlanmaktaydı. Operasyon bu bakımdan önleyici bir nitelik taşıdı. Ancak örgütün hedeflerini tümüyle ortadan kaldırmak için yeni operasyonlar gerekli.

Suçlamalar başladı

* PKK, gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında sürekli “Türk Silahlı Kuvvetleri Irak’ın kuzeyine kara harekâtı yapamaz. ABD kontrolünde bu mümkün değil” propagandası sürdürüyordu. Operasyon, örgütün yerleştirmeye çalıştığı bu düşünceyi kırdı. Örgütün moral-motivasyonunda büyük sıkıntı yarattı.

* Örgütün kendi içinde ve Türkiye’deki siyasi uzantılarında ciddi güvensizlik ve karşılıklı suçlama başladı. Terör örgütü, Irak operasyonunun, içerideki uzantıları tarafından daha etkili protesto edilmesini istedi, kapatılmaktan korkmaması uyarısında bulundu. Örgüt, operasyondan sonra halkın yeterince hareketlenmemesinin sorumluluğunu siyasi uzantısına yıktı.

‘Samimiyet’ sorgulaması

* Operasyon süresince ve operasyon sonrasında terör örgütüyle yerel güçler arasında güven bunalımı ortaya çıktı. Birbirlerine kuşkuyla yaklaşmaya başladılar. Karşılıklı “samimiyet” sorgulamasına giriştiler. Yerel güçlerin, Türkiye’deki uzantılarını kendi hedeflerine ortak etme umudu büyük ölçüde zayıfladı. Kim tarafından desteklenirlerse desteklensinler, Türkiye’ye rağmen adım atamayacaklarını gördüler. Irak’ın kuzeyindeki güçler, Türkiye’de konuşulan kimi yerel dilleri dahi yasaklamaya başladılar.

* 1988-99 arasında bölgedeki örgüt üyelerinin yüzde 52’si Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı. Kalanı yabancı uyrukluydu. Bugün yüzde 60’ı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Yabancı uyrukludaki azalış, örgütün hedeflerine ulaşacağına ilişkin güvenin zayıflamasından kaynaklanıyor.

* Örgütün genel hedefleri dikkate alındığında; 80’li yıllarda, 1992’de ordulaşmaya geçilecekti. Oysa bugün değil ordulaşma, genellikle 7-8 kişilik gruplarla dolaşmayı ve mayın, pusu gibi sıfır riskli eylemleri ancak yapabiliyorlar. Operasyon mevcut durumdan da geriye gidiş sağladı.

‘Örgüte hâkim değiller’

* PKK fiili olarak Cemil Bayık ve Murat Karayılan ‘ın yönetiminde. Mustafa Karasu, Duran Kalkan ve Rıza Altun ‘un etkisi giderek zayıflıyor. Örgüt terörist Abdullah Öcalan ‘a bağlı kalmayı “dağılmama” koşulu olarak görüyor. Ancak belirtilen tüm isimlerin ve lider kadrosunun yaşı, bu konumlara göre ilerledi. Lider kadrosunun yaş ortalaması 40’ın çok üzerinde. Buna sağlık sorunları da eklendiği için tümü çatışma bölgelerinden çok uzakta. Bu, örgüte hâkim olmada sıkıntılar yaratıyor. Operasyonda bu da görüldü.

* İran’ın izlediği tutum, örgütün bu ülkeye güvensizliğini yeniden gündeme getirdi. İran’ın tek ve net bir tavır içinde olmaması, merkezi yönetimle devrim muhafızlarının farklı yaklaşması güvensizliği derinleştirdi.

* Örgüt maddi destek bulmakta, ihtiyaçları ölçüsünde çok fazla sıkıntı çekmiyor. Maddi desteğinin yüzde 90’ını Avrupa’dan sağlıyor.

Subaylar 4-6 yıl arazide

Raporda bölgedeki operasyon koşullarına da dikkat çekiliyor ve şu noktaların altı çiziliyor:

*Dünyada böyle bir operasyonu başarabilecek ordu sayısı 8’dir.

* Mevcut arazi ve iklim koşulları dikkate alındığında Türk Silahlı Kuvvetleri dışında hiçbir askeri güç bunu yapmak istemeyecektir.

* Hava destekli kara operasyonlarının çok büyük bir bölümünde yanlış hedef sorunu yaşanır. Bu yüzden doğan sivil kaybı ciddi sonuçlar doğurur, operasyonun gerçek hedefini gölgeler. Bu operasyonda hata payı yüzde 0’dır. Hedefe vuruş yüzde 100’dür. Bu küçümsenmemesi gereken bir sonuçtur.

* Bölgedeki subaylar güç koşullar altında ve nöbet anlayışıyla görev yapmaktadır. Ülkemizin son yıllarda yaşadığı güvenlik sorunları nedeniyle bir subay 31 yıllık meslek yaşamında 4-6 yılı evinden uzak arazi koşullarında geçirmektedir. Bu zamana günlük 8-9 saatlik mesai dahil değildir. Bugün için dünyanın hiçbir ordusunda bu durum yoktur.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: